TÜRKÇE VE AİLE BAĞLARI
Konuşmak İnsana Özgüdür:
İnsanlar, yaradılışları gereği birarada yaşarlar. Birarada yaşamak karşılıklı ilişkiyi zorunlu kılar. İnsanların bu karşılıklı ilişkileri dili ortaya çıkarmıştır. Dil sayesinde insanlar birbiriyle konuşmaya ve daha iyi anlaşmaya başlamışlardır. Konuşmak insanın en doğal ihtiyaçlarından biridir ve günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçasıdır.
“Gönül ne çay ister,
Ne çayhane,
Gönül sohbet ister,
Çay bahane.”
sözü bu ihtiyacın güzel bir ifadesidir. Hiç kuşku yok ki en rahat, en kolay kullandığımız dil anadilimiz Türkçedir. Türkçe konuşmanın tadını zevkini başka bir dilde bulamayız.
Ancak dilin konuşmak dışında çoğu zaman gözardı ettiğimiz çok önemli ve ciddi başka işlevleri vardır.
Kültür Bağı Olmadan Kan Bağı İlişkileri Sürdürülemez:
Akrabalık ilişkileri kan bağına veya evliliğe dayanır. Fakat bu ilişkilerin geleceği ve niteliği kültürel bağların varlığına ve gücüne bağlıdır. Çocuğunuzla aynı dili konuşamıyorsanız, aynı dilde anlaşamıyorsanız, birbirinizden uzaklaşıyor, birbirinizden kopuyorsunuz demektir. O nedenle Türk diline ve kültürüne sahip çıkmak kendi ailene ve geçmişine sahip çıkmakla eş değerdedir.
Çocuklarını yabancı bir toplumda yetiştirmek zorunda olan anne ve babalara bu konuda daha büyük bir görev ve sorumluluk düşmektedir. Çoğumuzun çocuklarla birlikte geçirecek yeterli zamanı bulunmamaktadır. Birlikte geçirilecek zaman azaldıkça kültürel değerler ve bağlar zayıflamaktadır. Hiç anlamadan, farkına bile varmadan çocuklarımız bizden uzaklaşmakta yabancılaşmaktadır.
Bunun farkında ve bilincinde olan her anne baba, çocuğunu Türkçe derslerine göndermeyi bir görev bilmelidir. Bu dersler özellikle sizlerin çocuklarınızla olan kültürel bağlarınızı korumayı ve sürdürmeyi desteklemek ve güçlendirmek için verilmektedir.
Türkçe, Duygu ve Düşüncelerimizi Paylaştığımız Dildir :
Aile, kişinin yaşamındaki en güvenli sığınaktır. Kişi mutluluğunu, sevincini, acısını, sıkıntısını kendine en yakın bulduğu insanlarla paylaşır. Zor durumlarda onların yardımını, desteğini, ilgisini bekler. En zor zamanımızda ailemizi yanımızda buluruz. “Ağlarsa anam ağlar gayrisi yalan ağlar.” sözü de bunu anlatmaktadır.
Ailedeki bu dayanışma ve güven ortamı, sıkı ilişkilerle ve yoğun iletişimle oluşmaktadır. Duygu ve düşüncelerimizi güzel dilimiz Türkçeyle paylaşırız. Türkçe bizim anadilimizdir. Anadilinde ifade edilen duygu ve düşüncelerin sıcaklığı içtenliği ve inandırıcılığı başka bir dilde hissedilemez. Ünlü şairlerimizden Yahya Kemal Beyatlı bu farkı anlatmak için “Türkçe ağzımda annemin ak sütüdür.” demiştir.
Bu nedenle Türkçeden kopma ve uzaklaşmalar, diğer kayıpların yanında aile-içi iletişimde de sorunlara yol açar. Zamanla konuşulacak konular, daha sonra da paylaşılacak duygular azalır. Zamanla birbirinin yakını olanlar birbirine yabancı olurlar.
|