ÖĞRENME ZORLUĞU OLAN ÖĞRENCİLERİN NORMAL OKUL PROGRAMINDA DESTEKLENMESİ:
1) Her Çocuğun Büyümesi Gelişmesi ve Öğrenmesi Kendine Özgüdür:
Her çocuğun büyümesi, gelişmesi ve olgunlaşması kendine özgüdür. Çocukların öğrenme güçleri ve yetenekleri de birbirinden farklıdır. Bu nedenle bazı öğrenciler zihinsel, duygusal veya sosyal nedenlerle yaşıtlarına göre geç ve güç öğrenirler. Kimi öğrenciler de bedensel özürleri nedeniyle (görme, işitme, zeka, vs.) dersi izlemede ve derse katılmada zorluk çekebilir. Bu öğrencilerin öğrenme temposu normal sınıf ortamındaki öğrencilerin gerisinde kaldığı için dersleri başarılı bir şekilde izlemeleri mümkün olmayabilir. Konuları anlayamadıkları için de istenen başarıyı göstermede ciddi biçimde zorlanabilirler.
Türk kökenli öğrenciler arasında Almanca okuma yazma ve Matematik derslerinde yaygın bir başarısızlık, dikkat çekmektedir. Bu durum büyük ölçüde yeterli düzeyde Almanca bilmemekten kaynaklanmaktadır. Bu durumdaki öğrencilerin belirlenmesi durumunda öncelikle sınıf, gerektiğinde de okul bünyesinde öğrencinin durumunu düzeltecek destekleyici tedbirler alınır. Bu tedbirler öğrencinin ihtiyacına göre velilerle işbirliği yapılarak, önce sınıf içinde uygulamaya konulur. Sınıf içinde alınan önlemlerin yetersiz kalması durumunda okulda Almancayı destekleyici, teşvik kursları düzenlenir. Okulun sahip olduğu imkanlar ölçüsünde birebir ders verilebilir.
Öğrencinin ilerde devam edeceği okulu bilgilendirmek amacıyla, öğrencinin özel eğitim ihtiyacını (Förderbedarf) karşılamak amacıyla yapılan özel eğitim çalışmaları (Fördermassnahmen) belgelendirilir.
2) Öğrenme Engelli Öğrencilerin Ders Başarılarının Öğrenci Lehine Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi:
Okul başarısının ölçülmesinde öğrencilerin eşit şansa sahip olması (Chancengleicheit) esastır. Herkes milliyetine ve sosyal durumuna bakılmaksızın yetenekleri doğrultusunda eğitim görme hakkına sahiptir. Ancak şu da bir gerçektir ki, bazı öğrenciler engel oluşturan durumlarından dolayı diğerleriyle aynı şansa sahip değildir. Bu eşitsizliği bazı yardımlarla dengelemek (Nachteilsausgleich) mümkündür. Örneğin puanlamada tolerans tanıyarak, sınıf geçme kurallarında bazı istisnalara yer vererek ya da not yerine yazılı açıklama yaparak, bu ve buna benzer çözümler üreterek bu eşitsizlik azaltılabilir.
3) Almanca Okuma Yazma Sorunu Olan Öğrencilerin Başarılarını Ölçme ve Değerlendirmede Öğrenci Lehine Kuraldışı Uygulamalar Yapılabilir:
Altıncı sınıfa kadar, Almanca ve Yabancı Dil derslerinde başarıları sürekli olarak - prensipte bir dönem- yeterlinin (ausreichend : not olarak 5) altında olan öğrenciler için, alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemleri kullanılabilir:
- Okuma ve yazma becerilerinin değerlendirmedeki ağırlığı -karne notları için de geçerli olacak şekilde-düşük tutulabilir.
- Yazım becerilerini (Rechtsschreibung) ölçerken -öğrencinin bireysel gelişimini saptayabilmek açısından- öğretmen öğrencinin durumuna uygun farklı bir metin seçebilir.
- Öğrencinin gelişimini saptamak açısında not yerine yazılı açıklama veya notu tamamlayıcı yazılı açıklama yapılabilir.
Diğer derslerdeki yazım (Rechtsschreibung) hataları o dersin başarısını ölçmede dikkate alınmaz.
Yedinci sınıftan itibaren bu kuraldışı uygulamalara ancak okul müdürü başkanlığındaki Şube Öğretmenler Kurulu (Klassenkonferenz) kararıyla yer verilebilir.
Temel Eğitim Okulların (Grundschule) dışındaki okulların son sınıflarında (Abschlussklassen) ve Liselerin (Gymnasium) tüm sınıflarında kuraldışı uygulamalar yapılamaz.
- Türk Velilerin Önem Vermesi Gereken Konular:
Çocuğunuzun bir öğrenme engeli olup olmadığını, mümkün olduğunca erken anlamaya çalışınız. Çocuğunuzun davranışlarını ve yapabildiklerini yaşıtlarıyla karşılaştırınız. Aradaki farklılıklar büyükse, göze batacak kadar dikkat çekiyorsa, önce doktorunuzla bu konudaki kaygılarınızı konuşun. Alınması gereken önlemleri gecikmeden alın.
Almanca bilmemek Özel Eğitim Okuluna gönderilmek (Sonderschule/Förderschule) için bir neden değildir. Fakat söyleneni anlamayan çocuklar öğrenme engelli çocukların davranışlarına benzer davranışlar gösterdiklerinden, yanlış bir kararla Özel Eğitim Okuluna (Sonderschule/Förderschule) gönderilebilmektedir. Bu tür yanlışlıkları önlemenin en etkili yolu, çocuğu erken yaşta Anaokuluna (Kindergarten) göndermektir.
Okula yeni başlayacak çocuklar için Almanca kursları açılmaktadır. Çevrenizde bulunan bu kurslardan mutlaka yararlanın.
Velilerimiz şu konuyu iyi bilmelidirler: Çocuğun eğitimiyle ilgili bir karar verilirken çocuk bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Daha açık bir anlatımla, çocuğunuzun hem okul başarısı hem de kişilik özellikleri birlikte değerlendirilmektedir. Bir çocuğun sessiz, saygılı, uysal olması Türk toplumu tarafından olumlu kişilik özellikleri olarak nitelendirilirken; Alman okul sistemi bu öğrencileri; bağımsız hareket etme yeteneğinden yoksun, kendi başına iş yapamayan, sosyal yönü zayıf, yetenekleri sınırlı bireyler olarak, değerlendirilebilmektedir.
Aile içinde baskı altında yetişen çocukların, bağımsız ve özgür hareket etme ve karar verme yetenekleri gelişmediğinden, sınıf içindeki ürkek, çekingen, kararsız ve uysal davranışlarından dolayı haksız değerlendirmelere konu olabilmektedirler.
5) Hazırlık Sınıfları (Vorbereitungklassen) :
Yukarda da açıklandığı üzere bir öğrenci Almanca bilmediği için Özel Eğitim Okuluna (Sonderschule/Förderschule) gönderilemez. Bu öğrencilerin devam ettikleri okullarda Almanca öğrenmeleri sağlayacak önlemler alınır: Almancası yetersiz öğrencilerin Almancasını geliştirmek için İlköğretim birinci kademe (Grundschule) ve ikinci kademede (Hauptschule) hazırlık sınıfları (Vorbereitungklassen) veya hazırlık kursları (Vorbereitungkurse) açılır.
Türkiye’den yeni gelen ve Almanca bilmeyen öğrenciler ilk olarak hazırlık sınıflarına (Vorbereitungklassen) alınır. Okula yeni başlayan ve dersi izleyecek düzeyde Almanca bilmeyen birinci sınıf öğrencileri için de hazırlık sınıfları (Vorbereitungklassen) açılabilmektedir.
İlköğretim Birinci Kademede (Grundschule) birinci sınıflar için açılan Teşvik Sınıfları (Grundschulförderklassen) -bu sınıflara halk arasında Vorklasse denilmektedir-ile birinci sınıflar için açılan hazırlık sınıflarını (Vorbereitungklassen) birbiriyle karıştırmamak gerekir. Çünkü Teşvik Sınıflarındaki (Grundschulförderklassen) öğrenciler –zorunlu öğretim çağında olmalarına rağmen-birinci sınıf öğrencisi değil, birinci sınıfa hazırlanan öğrencilerdir. Buna karşın birinci sınıflar için açılan hazırlık sınıflarındaki (Vorbereitungklassen) öğrenciler o okulun birinci sınıf öğrencileridir.
6) İlköğretim Birinci Kademede Açılan Teşvik Sınıfları (Grundschulförderklassen) :
Bazı çocuklar okul çağına girdikleri halde birinci sınıfı başaracak olgunluğu ulaşmamış olabilirler. Zihinsel, ruhsal veya bedensel yönden birinci sınıf olgunluğuna ulaşamayan öğrenciler, İlköğretim birinci kademe okullarının (Grundschule) bünyesinde açılan teşvik sınıflarına (Grundschulförderklassen) alınırlar. Teşvik sınıflarına (Grundschulförderklasse) halk arasında Vorklasse de denilmektedir. İsim benzerliğine rağmen bu okullar öğrenme engelliler okuluyla (Förderschule) bir ilişkisi yoktur.
Öğrenciler, bu sınıflarda birinci sınıfa hazırlayıcı bir programa göre eğitilirler. Bu sınıflarda okuma-yazma öğretilmez, sadece öğrencilerin, birinci sınıfı başaracak beceri bilgi ve alışkanlıkları kazanmalarına yönelik çalışmalar yapılır.
Bir çocuğun teşvik sınıfına gitmesine, sağlık müdürlüğünün bilirkişi raporunu da dikkate alarak okul yönetimi verir.
Hafif konuşma zorlukları olan öğrenciler de bu sınıflarda uzman desteğinde (Sonderpedagogischen Beratungstellen) dil terapisinden yararlanırlar.
Daha kayıt sırasında özel eğitim ihtiyacı olduğu öngörülebilen çocuklar, teşvik sınıfına (Grundschulförderklassen) değil, öğrenme engellerine uygun Özel Eğitim Okullarına (Föderschule/Sonderschule) gönderilebilirler.